Yeni bir arkadaşım oldu. Adı Rose. Çok zeki, çok yaratıcı,
duygusal, inatçı ve eğlenceli bir kız. Benim hayatıma yeni sözcükler ve tanımlar
soktu. Gün parlak, popolu bıyık, arka yastık, yarım lamba kullanmaya başladığım
sözcüklerden bazıları…
Rose, Colas Gutman’ın kitabı. Kitaba karakterin adını
vermiş. Rose, konuşma bozukluğu çeken, istediklerini söylemek yerine ağzından
kontrolsüzce başka kelimeler dökülen, özel bir kız…
Anne (Vakum) ve babası (Patates) Rose’un okul sürecine
alışamaması nedeniyle sürekli şehir değiştiren ebeveynler. Kitabı okurken Rose’a
destek olmak yerine bu sorununu daha da karmaşık hale getirdiklerini düşünüp
onlara kızarken buldum kendimi sıkça. Hikaye
yeni okulun ilk gününde başlıyor. Rose’un yeni okulunda iki tane arkadaşı var.
İtiraf etmem gerekirse sıra arkadaşı Momo, ve size-de-iyi-günler Helene’in
yerinde olmayı çok isterdim. Kendini tanıtırken “Günparlak, okulda gıcır
gıcırım ve öndeki adım Rose” diyen bir kızı çok severdim muhtemelen. Hele
kedisi ile -pardon popolu bıyığıyla- iletişimi… Arkadaşım olmasına yeter de
artar bile!
Rose, kitapta birçok şeyle baş etmeye çalışıyor. Kendini
kabul ettirmek, yeni okuluna alışmak, 6. sınıfların koyduğu yasağı delmek ve
aşık (kaşık) olup olmadığına karar vermek gibi. Rose’un çocukken iyi bir
öğretmenle karşılaşan tüm çocuklar gibi şanslı olduğunu düşünüyorum. Kitapta
Bay Molimar’ın çabalarından uzun uzun bahsedilmiyor ama bence o Rose’un
özgüvenini geliştirmek, onu desteklemek, sınıftaki diğer arkadaşlarının empati
geliştirmesini sağlamak için çok uğraştı. Sunumunu eğlenceli sözcükleriyle yapan Rose ve
sınıf arkadaşları arasında geçen konuşma bunu kanıtlıyor bence.
Rose “Bir başınalarla insan hiç bir kalmaz” diye fısıldadı.
Ve bütün sınıf karşılık verdi:
“Yalnızlarla birlikte insan asla yalnız kalmaz!”
Rose ile tanışan her çocuğun “empati” geliştireceğini ve onu benim
gibi çok seveceğini düşünüyorum.
Kitabın çevirmeni benim masalın şifreleri eğitiminden
tanıdığım Tuvana Gülcan. Ona da buradan teşekkür etmeyi borç bilirim. Böyle bir
kitap bir başka dilden ancak bu kadar güzel çevrilebilirdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder