16 Aralık 2016 Cuma

ROSE


Yeni bir arkadaşım oldu. Adı Rose. Çok zeki, çok yaratıcı, duygusal, inatçı ve eğlenceli bir kız. Benim hayatıma yeni sözcükler ve tanımlar soktu. Gün parlak, popolu bıyık, arka yastık, yarım lamba kullanmaya başladığım sözcüklerden bazıları…


Rose, Colas Gutman’ın kitabı. Kitaba karakterin adını vermiş. Rose, konuşma bozukluğu çeken, istediklerini söylemek yerine ağzından kontrolsüzce başka kelimeler dökülen, özel bir kız…

Anne (Vakum) ve babası (Patates) Rose’un okul sürecine alışamaması nedeniyle sürekli şehir değiştiren ebeveynler. Kitabı okurken Rose’a destek olmak yerine bu sorununu daha da karmaşık hale getirdiklerini düşünüp onlara kızarken buldum kendimi sıkça.  Hikaye yeni okulun ilk gününde başlıyor. Rose’un yeni okulunda iki tane arkadaşı var. İtiraf etmem gerekirse sıra arkadaşı Momo, ve size-de-iyi-günler Helene’in yerinde olmayı çok isterdim. Kendini tanıtırken “Günparlak, okulda gıcır gıcırım ve öndeki adım Rose” diyen bir kızı çok severdim muhtemelen. Hele kedisi ile -pardon popolu bıyığıyla- iletişimi… Arkadaşım olmasına yeter de artar bile!

Rose, kitapta birçok şeyle baş etmeye çalışıyor. Kendini kabul ettirmek, yeni okuluna alışmak, 6. sınıfların koyduğu yasağı delmek ve aşık (kaşık) olup olmadığına karar vermek gibi. Rose’un çocukken iyi bir öğretmenle karşılaşan tüm çocuklar gibi şanslı olduğunu düşünüyorum. Kitapta Bay Molimar’ın çabalarından uzun uzun bahsedilmiyor ama bence o Rose’un özgüvenini geliştirmek, onu desteklemek, sınıftaki diğer arkadaşlarının empati geliştirmesini sağlamak için çok uğraştı.  Sunumunu eğlenceli sözcükleriyle yapan Rose ve sınıf arkadaşları arasında geçen konuşma bunu kanıtlıyor bence.

Rose “Bir başınalarla insan hiç bir kalmaz” diye fısıldadı.
Ve bütün sınıf karşılık verdi:
“Yalnızlarla birlikte insan asla yalnız kalmaz!”

Rose ile tanışan her çocuğun “empati” geliştireceğini ve onu benim gibi çok seveceğini düşünüyorum.

Kitabın çevirmeni benim masalın şifreleri eğitiminden tanıdığım Tuvana Gülcan. Ona da buradan teşekkür etmeyi borç bilirim. Böyle bir kitap bir başka dilden ancak bu kadar güzel çevrilebilirdi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder